Göktürk Kemerburgaz Bölgesi Rehberi .:: kemeronline - Göktürk Kemerburgaz Yaşam Portalı, KemerBurgaz Guide Istanbul ::.
 
 
Kemerburgaz Göktürk Ana Sayfa
Kemerburgaz Göktürk Önemli Telefonlar
Kemerburgaz Göktürk Restaurant & Cafe Bar
Kemerburgaz Göktürk Eğitim Merkezleri
Kemerburgaz Göktürk Güzellik Merkezleri
Kemerburgaz Göktürk Sağlık Merkezleri
Kemerburgaz Göktürk Emlak Ofisleri
Kemerburgaz Göktürk Giyim & Tekstil
Kemerburgaz Göktürk Hediyelik Eşya
Kemerburgaz Göktürk Organizasyon & Banquet
Kemerburgaz Göktürk Alışveriş Merkezleri
Kemerburgaz Göktürk Kitap & DVD
Kemerburgaz Göktürk Kargo & Kurye
Kemerburgaz Göktürk Altın & Döviz
Kemerburgaz Göktürk Bankalar
Kemerburgaz Göktürk Kuru Temizleme
Kemerburgaz Göktürk Çiçekçiler
Kemerburgaz Göktürk Çilingir
Kemerburgaz Göktürk Çeşitli Sektörler
Kemerburgaz Göktürk Rent a Car
Kemerburgaz Göktürk Bilgisayar & Teknik Servis
Kemerburgaz Göktürk Beyaz Eşya
Kemerburgaz Göktürk Siteler
Kemerburgaz Göktürk Turizm
Kemerburgaz Göktürk Sigorta Hizmetleri
Kemerburgaz Göktürk Sinemalar
Kemerburgaz Göktürk Su Bayileri
Kemerburgaz Göktürk Taksi
Kemerburgaz Göktürk Veteriner
Kemerburgaz Göktürk Elektrik & Elektronik
Kemerburgaz Göktürk Teknik Servis & Tesisat
Kemerburgaz Göktürk Market & Şarküteri
Kemerburgaz Göktürk Mühendislik & Dekorasyon
Kemerburgaz Göktürk Spor Tesisleri
48 Mecidiyeköy göktürk Otobüs Saatleri
48A Topkapı göktürk Otobüs Saatleri
48E Göktürk Kemerburgaz Eminönü İETT Otobüs Saatleri
48K Kemerburgaz Ağaçlıköyü Otobüs Saatleri
48L Göktürk 4.Levent Metro Otobüs Saatleri
48P Kemerburgaz Akpınarköyü Otobüs Saatleri
Kemerburgaz Göktürk Sürücü Kursu
Kemerburgaz Göktürk Muhasebe & SMMM
Kemerburgaz Göktürk Ulaşım Haritası
Göktürk Kemerburgaz Tanıtım
Göktürk Kemerburgaz Tarihçe
Göktürk Kemerburgaz Tarihi Eserler
Kemerburgaz Göktürk Teknolojik Çözümler
Kemerburgaz Göktürk İletişim
 
    
::. 10 ve 11. Sınıflar... Seneye ne olacak?
"Fırat Bayır" Kemerburgaz Göktürk bölgesi sakinleri için anlatıyor...

  10 ve 11. Sınıflar... Seneye ne olacak?
  Bu sene 10 ve 11. sınıflarda okuyan öğrencileri ve velilerini bilinmezlerle dolu bir-iki yıl bekliyor. Milli Eğitim Bakanlığı’nın 2005 yılında getirdiği “okumayı öğrenme” öğrenme modelinin ve ilk TEOG sınavının çocukları bugün 10. sınıftalar ve bu öğrenciler 2017 yılında üniversite sınavına girecekler. Ayrıca, dershaneler bu sene sonunda kapatılıyor ve 11. sınıfta okuyan öğrencilerin seneye ne yapacakları herkes için bilinmezliğini koruyor.
 

4+4+4 ve TEOG

Son yıllarda eğitim sisteminde büyük değişiklikler oldu. 2012-2013 yıllarında 8. Yıllık zorunlu eğitim 4+4+4 sistemi ile 12 yıla çıkarıldı. Ortaokullardan sonra liselere geçiş zorunlu hale getirildi. 2013-2014 eğitim döneminde de SBS kaldırılıp, yerine TEOG sınavı kondu. Tüm normal liseler kademeli olarak Anadolu Liselerine çevrildi. Birçok Anadolu Lisesi de İmam Hatip Liselerine çevrildi. Geçen sene başlayan bir uygulama ile liselerde alan seçimi kaldırıldı. Bu sene de Dershaneler kapatılacak.

Tüm bu değişikliklerin eğitim sisteminde, eğitim sisteminin temel unsurları okullar, öğretmenler, öğrenciler ve veliler üzerinde nasıl bir etkisi olacak?

Öncelikle, üniversite sınavına giren öğrenci sayısı artacak. Bu sene yaklaşık 2,1 milyon kişi girdi Yüksek Öğretime Geçiş Sınavına ve bu sayının 2017’de 3 milyon olması bekleniyor. Tam bu noktada 2017’den sonra Yüksek Öğretime giriş sınavlarının değişeceğini de belirmek gerekiyor. Yani, sonraki senelerde öğrencileri ne gibi bir maceranın beklediğini bilmiyoruz, bu yüzden 10 ve 11. sınıf öğrencilerinin hata yapma, tekrar deneme şansları muhtemelen olmayacak.

Dershaneler Kapanıyor

Seneye dershaneler kapanıyor. Büyük binalarda öğretim veren kitle dershanelerinin bir kısmı okullara dönüşecek. Daha küçük ölçekteki dershanelerin böyle bir şansı yok. En büyük sıkıntı çalışanlar için; İstanbul genelindeki 80 binden fazla dershane öğretmeninin en fazla 10 bini, bir kısmı okula dönen dershanelerde bir kısmı da Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde istihdam edilecek. Bu gruba girmeyen dershane öğretmenleri ve kurumlar da kariyer merkezleri, danışmanlık merkezleri adı altında faaliyetlerine devam etmek isteyecekler.

Bu konudaki inisiyatif İlçe Milli Eğitimlere bırakılmış durumda. Bazı ilçelerde bu tür kurumların yasal yollar dışında ders vermelerine kesinlikle izin verilmeyecek, yüklü miktarlarda cezalarla engellenmeye çalışılacaktır. Ancak özel ders piyasasının artan sayıda öğretmen ile devam edeceğini tahmin etmek zor değil.

İkinci büyük sıkıntı öğrenciler için; öğrenciler ve velileri seneye ne yapacaklarını bilmiyorlar. Okul eğitimi ile dershane eğitimi gerek fiziksel olanaklar, gerek öğretmenlerinin sahip oldukları uzmanlıklar yapısal olarak birbirlerinden çok farklıdır. Okulda öğrenci temel eğitimini alır, kulüplere katılır, spor, kitap, müzik, tiyatro gibi sosyal aktivitelerde bulunur; sınavdan ziyade hayat odaklıdır. Dershanelerdeki eğitimin başarısı; önceki senelerin hızlandırılmış tekrarı, sınava odaklı yoğun tempo, bol bol deneme sınavlarından kaynaklanmaktadır.  Bu tempo içerisinde 12. Sınıf öğrencileri zaten okullardan uzaklaşmakta, sınava odaklanmaktaydılar. Bu nedenle 12. Sınıflarda vakitlerinin büyük bir kısmını dershanelerde geçiriyorlardı. Sınav kazanmanın çok daha önemli olduğunu düşünen bir kısım aileler öğrencilerini dershaneden dönüşen okullara yazdıracaklar. Normal okullarının 12. Sınıflarının mevcudu oldukça azalacak. İyi isme sahip okullardaki öğrencilerin bir kısmı okullarını terk etmek istemeyecek. Muhtemelen özel okullar ve okul aile birlikleri güçlü olan bu tarz okulların son sınıf öğrencileri için, dershane eksiğini kapatmaya yönelik sınav odaklı özel programlar oluşturacakları düşünülüyor. Her zamanki gibi insanlar sistemin açıklarını bulmakta gecikmeyecektir.

Alan Seçimi

Geçen sene, Anadolu Liselerindeki alan seçimi kaldırıldı. İlk sene tüm öğrenciler 9. sınıftan 10. sınıfa geçişte, öğrenciler üniversitede okumak istediği bölümlere göre alanları, yani ders grubunu seçiyorlardı. Bu alanlar, Türkçe-Matematik eşit ağırlık, sayısal, sözel ve dil olmak üzere 4 gruptaydı. Şimdi benzer bir seçimi 10. sınıftan 11. sınıfa geçerken yapacaklar. Ancak bir farkla, bu sefer IB (Uluslararası Bakalorya) sistemindekine benzer bir şekilde tek tek dersleri (Anadolu Liselerinde toplam 7 derse kadar) seçebilecekler. Tabi ki IB’deki derslerin müfredatlarının ağırlıklarının farklı olması gibi bir kavram bizim sistemimizde henüz yok. Alan seçiminin kaldırılmasıyla, üniversite yerleştirme puanlarının hesaplanmasında başka bir alandan tercih yapmak isteyen öğrencinin okul başarı puanın düşmesi engellenmiş oldu yalnızca. Yine de, tıp veya mühendislik okumak isteyen bir öğrencinin kendi gelişimi için, girecekleri alanlarda yüksek katsayıya sahip matematik ve fen derslerini almasını tavsiye ederiz.

Eğitim Sistemi Nereye Gidiyor?

İlk 8 yıllık eğitim öğretim sistemi ve müfredatı ile son 4 yıllık lise eğitim sistemi ve müfredatı arasındaki kopukluk gittikçe artıyor. TEOG sınavı ve bu sınava hazırlık sürecinde elde edilen alışkanlıklar ve bilgi birikimleri maalesef lise hayatında pek yeterli olmuyor. Son iki yılda 9. ve 10. sınıf öğrencilerinden ve velilerinden “8 yıllık eğitim hayatında hiç bu kadar sıkıntı çekmedim.” “İlk defa bu kadar düşük notlar alıyor.” “Hocam galiba bu okul bize ağır geldi.” gibi sözlerle çok sık karşılaşıyoruz.

Günümüz öğrencilerinin ilgili alanları, bakış açıları ve en önemlisi öğrenme biçimleri, mevcut sistemle çok uyuşmuyor. Akıllı tahta, tablet uygulamaları gibi eğitim teknolojileri gelişse de öğrenciler için anlamayı ve öğrenmeyi çok kolaylaştırmıyor. Çalışma ve ödev yapma alışkanlığı olmayan, teknolojinin içine gözünü açmış, hayatı gerçek ortamlar yerine sanal ortamlardan çocuklardan bahsediyoruz. Çocuklarımızın ihtiyaçlarını doğru analiz edemediğimiz sürece onları gelecekte bekleyen sorumluluklara hazır hale getiremeyiz. İhtiyaçları, hedefleri ve yetenekleri doğru orantılı olan nesiller yetiştirmeliyiz. Bu yüzden “başarı” kavramını tekrardan tanımlamamıza; toplumun başarılı saydığı değil, bireyin mutlu olduğu hedeflere ihtiyacımız var.

MÖ 8. yy’da yaşamış Yunan şairin sözüne göz atalım: “Günümüzün anlamsız gençliğine baktığımda insanlık için hiç umut görmüyorum. Günümüz gençliği kelimelere sığmayacak derecede umursamaz. Ben gençken büyüklerimize karşı saygılı ve ağırbaşlı davranırdık, fakat bugünkü gençlik fazlasıyla bilge ve sıkıntıya gelemiyor.” Çok tanıdık değil mi? Görünen o ki, her çağda gençlerden şikâyet edilmiş. Demek ki sorun sürekli değişen gençlerde değil, değişime ayak uyduramayan biz ebeveynlerde ve eğitmenlerde.

Fırat Bayır